İstanbul’un finans merkezi olma yolundaki 550 yıllık öyküsünü anlatan “10 Adımda Kapalıçarşı” adlı sergi 8 Kasım’da gerçekleştirilen kokteylin ardından İş Bankası Müzesi’nde ziyarete açıldı. İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Caner Çimenbiçer ve Genel Müdür Ersin Özince’nin ev sahipliğinde; İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun katılımıyla gerçekleşen serginin açılış kokteyline iş ve sanat dünyasından seçkin isimler katıldı.
Kültür Yayınları’ndan çıkan “Çarşı, Pazar, Ticaret ve Kapalıçarşı” adlı kitabın yazarları Prof. Önder Küçükerman ve Prof. Dr. Kenan Mortan’ın küratörlüğünü yaptığı sergide, Kapalıçarşı tarihini ortaya koyan orijinal belgeler, gravürler, geçmişten günümüze Kapalıçarşı’da yapılan, altının farklı kullanım alanlarını gösteren yaprak üzeri altın hat ve tekzip işleri, gümüş ve bakır işleri ile takılar ve dokumalar yer alıyor.
Ünlü oryantalist ressam Amadeus Preziosi’nin Kapalıçarşı tablosunun da yer aldığı, İstanbul’un finans merkezi olma yolundaki 550 yıllık serüvenini anlatan serginin açılışına özel olarak gözlük kullanmaksızın üç boyutlu görüntüyü yakalayan bir hologram cihazında külçe altın simülasyonu yapıldı. Kapalıçarşı’nın çeşitli noktalarından çekilen 360 derece görünümleri, Kapalıçarşı eskizleri, Kapalıçarşı şeref defteri, çok sayıda gravür de müzede bulunan kiosklarda ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor.
“Kapalıçarşı köklü uluslararası ticari geleneği ile İstanbul’da kurulacak dünya finans merkezinin en güçlü ilham kaynağıdır.”
Osmanlı döneminden itibaren İstanbul’un finans geçmişine tanık olan ve bugün de altın piyasasının kalbi sayılan Kapalıçarşı’nın 550 yıllık tarihine ışık tutan serginin açılış kokteylinde bir konuşma yapan İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Caner Çimenbiçer, İş Bankası olarak Türkiye’nin değerlerine sahip çıkmayı görev kabul ettiklerini ve Kapalıçarşı’nın da bu anlamda önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Kapalıçarşı’nın sadece Türkiye’nin değil batıdaki modern bankacılığın da temellerinin atıldığı bir ortak pazar ve finans kompleksi olduğuna değinen Çimenbiçer, Kapalıçarşı sergisinin İstanbul Finans Merkezi Projesi’ne ve bu yöndeki çalışmalara katkı sağlayacağını umduğunu sözlerine ekledi.
“Bulunduğu bölgede Türkiye’den ve İstanbul’dan daha büyük bir para ve sermaye piyasası yok.”
Kapalıçarşı’nın dünyanın en eski finans merkezi olduğunu ifade ederek başladığı konuşmasında, İş Bankası ile Kapalıçarşı ve çevresindeki işletmeler arasındaki derin işbirliği ve gönül bağına değinen İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince; “İstanbul Şubemiz, bugün Türkiye İş Bankası Müzesi olan bu binada; 1928’de Yenicami Şubesi olarak hizmet vermeye başlamıştı. Bölgedeki ticari hayat geliştikçe civardaki İş Bankası şubelerinin sayısı da hızla arttı” dedi.
İstanbul’un finans merkezi olması konusuna da değinen Özince sözlerini şöyle sürdürdü: “Bulunduğu bölgede Türkiye’den ve İstanbul’dan daha büyük bir para ve sermaye piyasası olmadığını düşünüyorum. Sadece güçlü bankacılık sektörü bile İstanbul’un uluslararası finans merkezi olması için yeterlidir. Finans Merkezi Projesi tamamladığında hem İstanbul’un uygarlıklar köprüsü özelliği pekişecek hem de Türkiye dünyanın en büyük ekonomileri arasında yerini alacaktır. Kapalıçarşı köklü uluslararası ticari geleneği ile İstanbul’da kurulacak dünya finans merkezinin en güçlü ilham kaynağıdır.”
“10 Adımda Kapalıçarşı” sergisinin açılış kokteyline katılan İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul`un bir marka olduğunu dile getirerek, ``Ümit ediyoruz ki İstanbul, bir finans merkezi olarak da ticareti ve finansı kucaklayacaktır. 4 bine yakın iş yerinin içinde faaliyet gösterdiği Kapalıçarşı, şehrin finans merkeziydi. Bu tarihi misyona uygun sürekliliğini önümüzdeki dönemlerde de devam ettirecektir diye umuyorum`` diye konuştu. Mutlu, İş Bankası`nın çok değerli bir marka olduğunu ve İstanbul`un finans merkezi olması yolunda İş Bankası`nın gerçekleştirdiği güçlü adımları takdir ettiğini vurguladı.
Tarih öncesinden bu yana ana ticaret yollarının kavşak noktası olmuş Anadolu’nun iktisat tarihinin resmi olarak nitelendirilebilecek Kapalıçarşı, bu sergide bir alışveriş merkezi olmasının ötesinde tasarım, ürün geliştirme ve finans merkezi olma özellikleriyle ön plana çıkıyor. Kapalıçarşı Derneği’nin çeşitli belgeler, ürünler ve sunumlarla katkı sağladığı sergide, Kapalıçarşı’nın inşa edildiği 1460 yılından günümüze kadar geçirdiği evreler; ekonomik ve mimari gelişimi, İstanbul’un ticaret hayatındaki yeri, ülkemizin kültürel ve sanatsal mirası üzerindeki rolü, Kapalıçarşı esnafının değişen yapısı farklı açılardan ele alınarak, görseller ve metinlerle tematik olarak sergileniyor.
Ziyaretçilere; Prof. Önder Küçükerman’ın danışmanlığı ile TRT tarafından hazırlanan Kapalıçarşı konulu “Ustanın Sırrı” adlı belgeseli izleme olanağı da sunan “10 Adımda Kapalıçarşı” sergisi 27 Şubat’a kadar ziyaret edilebilir.
16 Kasım 2010
11 Kasım 2010
12. İstanbul Bienali'nin başlığı açıklandı:"İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011"
İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, Koç Holding'in sponsorluğunda, 17 Eylül-13 Kasım 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 12. İstanbul Bienali'nin başlığı, bienalin küratörleri Adriano Pedrosa ve Jens Hoffmann tarafından açıklandı.
12. İstanbul Bienali'nin başlığı, yapısı ve çalışma süreci, 12. İstanbul Bienali küratörleri Programma Independente de Escola Sao Paulo'nun (PIESP) direktörü Adriano Pedrosa ve California College of Arts Wattis Institute for Contemporary Arts Direktörü Jens Hoffmann tarafından 20 Ekim'de Pera Palas Oteli'nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Basın toplantısına konuşmacı olarak Adriano Pedrosa ve Jens Hoffmann'ın yanı sıra İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer de katıldı. Bienal öncesindeki sürece ilişkin detayların aktarıldığı toplantıda gerçekleştirdikleri karşılıklı sohbet ve tartışmada, Adriano Pedrosa ile Jens Hoffmann dünya çapında düzenlenen bienallerin ve İstanbul Bienali'nin bugünkü durumunu değerlendirdiler. 12. İstanbul Bienali'nin başlığını "İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011" olarak belirleyen küratörler, ayrıca İstanbul Bienali kapsamında 26-27 Kasım 2010 tarihlerinde düzenlenecek olan "İstanbul'u Hatırlamak" adlı konferans ve bienalin eğitim programlarıyla ilgili konularda ayrıntılı bilgi de verdiler.
12. İstanbul Bienali'nin küratörleri, karşıt görünen iki bakış açısı olan, yalnızca biçimsel ve estetik kaygılarla yapılan sanat ile varoluşunun temeli toplumsal meselelere dayanan, siyasi duruşu ağır basan sanat arasında bir uzlaşma zemini sağlamaya çalışacaklarını belirttiler.
12. İstanbul Bienali'nin başlığı ve görsel kimliği, minimalist ve kavramsal yapıtlarıyla 20. yüzyıl güncel sanatının en önemli isimleri arasında sayılan Kübalı-Amerikalı sanatçı Felix Gonzalez-Torres'e göndermeler içeriyor. İşleri uluslararası arenada pek çok kişisel ve karma sergide yer alan Gonzalez-Torres, aynı zamanda küratörlüğünü Rosa Martinez'in üstlendiği 5. İstanbul Bienali'ne de katılmıştı. Torres'in, siyasi konuları ele alırken biçimsel yenilikçiliği kullanarak oluşturduğu sanat dili, 12. İstanbul Bienali için yürütülen araştırmalara esin kaynağı oldu.
Gonzalez-Torres'in varlığı, bienal başlığında da görüldüğü gibi, kendini birçok yerde belli belirsiz hissettirecek. "İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011" başlığı, Gonzalez-Torres'in kendi yapıtlarını adlandırmakta kullandığı bir geleneği tekrarlarken aynı zamanda "İsimsiz" başlığını takip eden parantez içindeki yer ve zaman belirteçleriyle bilinçli bir şekilde, dil, temsil, isim ve başlıkların soyut ve şiirsel biçimlerde işlendiği bir iletişim düzeyine dikkat çekiyor.
Gonzalez-Torres, yapıtlarında siyasi açıdan en başarılı olan hareketlerin "siyasi" görünmeyenler, kişiselin siyasi, siyasinin de kişisel olduğunu gösteriyordu. Torres'in en iyi bilinen yapıtları arasında bulunan, takvim, yapboz, kâğıt yığınları, şeker kümeleri, tele dizilmiş ampuller, dilbilimsel portreler ve fotoğraflardan oluşan serilerinin tümü biçimsel özellikleriyle öne çıkıyor, ancak sanatçının tüm işlerinde estetik biçim ile açık uçlu içerik arasında sağlam bir denge bulunuyor.
Konferans: "İstanbul'u Hatırlamak"
İstanbul Bienali'nin tarihine odaklanacak "İstanbul'u Hatırlamak" başlıklı konferans 12. İstanbul Bienali'nin ilk etkinliği olacak. 26 Kasım Cuma ve 27 Kasım Cumartesi tarihlerinde, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'nde düzenlenecek konferansa İstanbul Bienali'nin geçmiş küratörleri birer sunumla katılacaklar.
İstanbul Bienali, geçtiğimiz yirmi yıl içinde, sergilerinin özgün karakterine bağlı olarak, en önemli uluslararası bienallerden biri oldu. Güney'den Kuzey'e, Doğu'dan Batı'ya, yeni isimlerden deneyimlilere ve kolektiflere kadar bugüne dek sergileri yönetmiş olan küratörler, aynı zamanda bienalin ulaşmaya çalıştığı geniş vizyonu da ortaya koyuyor. "İstanbul'u Hatırlamak" konferansına birer sunumla katılacak geçmiş bienal küratörleri, deneyimlerini hatırlatırken ve sergileri üzerine düşüncelerini paylaşırken aynı zamanda bienal sergi formatı üzerine bir tartışma platformu da yaratacak.
İki gün boyunca 09.30 – 18.00 saatleri arasında gerçekleşecek konferansta her oturum sonunda, İstanbul Bienali'ne katılmış ve gelişimine tanıklık etmiş Türkiye'den bir sanatçı, düşüncelerini ifade edecek.
Tüm konferans ve konuşma metinleri, bienallerden enstalasyon görsellerinden bir seçki ile birlikte, 12. İstanbul Bienali'nin açılışının yapılacağı Eylül 2011'de basılacak bir yayında toplanacak.
Katılımın ücretsiz olduğu "İstanbul'u Hatırlamak" konferansında İngilizce-Türkçe simültane çeviri de yapılacak. Sempozyum programı 1 Kasım 2010 tarihinde açıklanacak. Konferansa katılmak isteyenlerin pazarlama@iksv.org adresine mail atmaları yeterli olacak.
12. İstanbul Bienali'nin başlığı, yapısı ve çalışma süreci, 12. İstanbul Bienali küratörleri Programma Independente de Escola Sao Paulo'nun (PIESP) direktörü Adriano Pedrosa ve California College of Arts Wattis Institute for Contemporary Arts Direktörü Jens Hoffmann tarafından 20 Ekim'de Pera Palas Oteli'nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Basın toplantısına konuşmacı olarak Adriano Pedrosa ve Jens Hoffmann'ın yanı sıra İstanbul Bienali Direktörü Bige Örer de katıldı. Bienal öncesindeki sürece ilişkin detayların aktarıldığı toplantıda gerçekleştirdikleri karşılıklı sohbet ve tartışmada, Adriano Pedrosa ile Jens Hoffmann dünya çapında düzenlenen bienallerin ve İstanbul Bienali'nin bugünkü durumunu değerlendirdiler. 12. İstanbul Bienali'nin başlığını "İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011" olarak belirleyen küratörler, ayrıca İstanbul Bienali kapsamında 26-27 Kasım 2010 tarihlerinde düzenlenecek olan "İstanbul'u Hatırlamak" adlı konferans ve bienalin eğitim programlarıyla ilgili konularda ayrıntılı bilgi de verdiler.
12. İstanbul Bienali'nin küratörleri, karşıt görünen iki bakış açısı olan, yalnızca biçimsel ve estetik kaygılarla yapılan sanat ile varoluşunun temeli toplumsal meselelere dayanan, siyasi duruşu ağır basan sanat arasında bir uzlaşma zemini sağlamaya çalışacaklarını belirttiler.
12. İstanbul Bienali'nin başlığı ve görsel kimliği, minimalist ve kavramsal yapıtlarıyla 20. yüzyıl güncel sanatının en önemli isimleri arasında sayılan Kübalı-Amerikalı sanatçı Felix Gonzalez-Torres'e göndermeler içeriyor. İşleri uluslararası arenada pek çok kişisel ve karma sergide yer alan Gonzalez-Torres, aynı zamanda küratörlüğünü Rosa Martinez'in üstlendiği 5. İstanbul Bienali'ne de katılmıştı. Torres'in, siyasi konuları ele alırken biçimsel yenilikçiliği kullanarak oluşturduğu sanat dili, 12. İstanbul Bienali için yürütülen araştırmalara esin kaynağı oldu.
Gonzalez-Torres'in varlığı, bienal başlığında da görüldüğü gibi, kendini birçok yerde belli belirsiz hissettirecek. "İsimsiz (12. İstanbul Bienali), 2011" başlığı, Gonzalez-Torres'in kendi yapıtlarını adlandırmakta kullandığı bir geleneği tekrarlarken aynı zamanda "İsimsiz" başlığını takip eden parantez içindeki yer ve zaman belirteçleriyle bilinçli bir şekilde, dil, temsil, isim ve başlıkların soyut ve şiirsel biçimlerde işlendiği bir iletişim düzeyine dikkat çekiyor.
Gonzalez-Torres, yapıtlarında siyasi açıdan en başarılı olan hareketlerin "siyasi" görünmeyenler, kişiselin siyasi, siyasinin de kişisel olduğunu gösteriyordu. Torres'in en iyi bilinen yapıtları arasında bulunan, takvim, yapboz, kâğıt yığınları, şeker kümeleri, tele dizilmiş ampuller, dilbilimsel portreler ve fotoğraflardan oluşan serilerinin tümü biçimsel özellikleriyle öne çıkıyor, ancak sanatçının tüm işlerinde estetik biçim ile açık uçlu içerik arasında sağlam bir denge bulunuyor.
Konferans: "İstanbul'u Hatırlamak"
İstanbul Bienali'nin tarihine odaklanacak "İstanbul'u Hatırlamak" başlıklı konferans 12. İstanbul Bienali'nin ilk etkinliği olacak. 26 Kasım Cuma ve 27 Kasım Cumartesi tarihlerinde, Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'nde düzenlenecek konferansa İstanbul Bienali'nin geçmiş küratörleri birer sunumla katılacaklar.
İstanbul Bienali, geçtiğimiz yirmi yıl içinde, sergilerinin özgün karakterine bağlı olarak, en önemli uluslararası bienallerden biri oldu. Güney'den Kuzey'e, Doğu'dan Batı'ya, yeni isimlerden deneyimlilere ve kolektiflere kadar bugüne dek sergileri yönetmiş olan küratörler, aynı zamanda bienalin ulaşmaya çalıştığı geniş vizyonu da ortaya koyuyor. "İstanbul'u Hatırlamak" konferansına birer sunumla katılacak geçmiş bienal küratörleri, deneyimlerini hatırlatırken ve sergileri üzerine düşüncelerini paylaşırken aynı zamanda bienal sergi formatı üzerine bir tartışma platformu da yaratacak.
İki gün boyunca 09.30 – 18.00 saatleri arasında gerçekleşecek konferansta her oturum sonunda, İstanbul Bienali'ne katılmış ve gelişimine tanıklık etmiş Türkiye'den bir sanatçı, düşüncelerini ifade edecek.
Tüm konferans ve konuşma metinleri, bienallerden enstalasyon görsellerinden bir seçki ile birlikte, 12. İstanbul Bienali'nin açılışının yapılacağı Eylül 2011'de basılacak bir yayında toplanacak.
Katılımın ücretsiz olduğu "İstanbul'u Hatırlamak" konferansında İngilizce-Türkçe simültane çeviri de yapılacak. Sempozyum programı 1 Kasım 2010 tarihinde açıklanacak. Konferansa katılmak isteyenlerin pazarlama@iksv.org adresine mail atmaları yeterli olacak.
KENTLİ KOZMOPOLİTLER
Kültür başkenti İstanbul ve Amsterdam elele veriyorlar.
2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın destekleriyle, Amsterdam’daki Urban Cosmopolitans Vakfı ile Zeytinburnu Belediye’sinin ortaklaşa gerçekleştirdikleri ‘‘Exchange for a Cosmopolitan Future’’ yani ‘’Kozmopolit bir gelecek için Değişim’’ isimli proje; 11 Ekim 2010 günü Istanbul’da başlıyor.
Istanbul, Antwerp ve Amsterdam gibi kentler arasında bir kültür paylaşımı olarak tanımlanabilecek bu proje dahilinde; her iki şehirden yazarlar, sanatcilar, politikacilar ve kamusal sanat aktörleri biraraya gelerek çeşitli workshoplar ve seminerler düzenleyecekler. Yıl sonuna kadar sürecek olan bu projede sanatın yeri, sosyal uyum, sanatçıların profesyonel dünyaya girişlerine destek sağlanması ve yetenek gelişimi gibi alanlarda etkinlikler yapılacak. Proje dahilinde moda alanında yıldızı yükselen 4 Türk tasarımcının defilesi de izlenebilecek.
11 Ekim’de Zeytinburnu Sanat ve Kültür Merkezi Binası’nda gerçekleşecek olan açılışı Amsterdam`dan gelecek olan ‘Sanat Fabrikasi’ adi verilen bir grup yapacak. ‘’Sanat Fabrikası’’ sanatçıların ve kültürel girişimcilerin biraraya gelip çalışabilecekleri, çevreyle interaktif, canlı bir bağ kurabilecekleri ve bütçelerine uygun atölyelerden olusan binalar konusunda uzman isimlerden oluşuyor. Davetliler arasında , İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Zeytinburnu Belediye Başkanı ve Amsterdam Belediye Başkanı’da yer almaktadır.
İstanbul`un önemli yazarlarindan Mario Levi`nin de kozmopolitlik üzerine düşüncelerini anlatacağı ve sonrasında da istanbul ve Amsterdam’dan bu alanda söz sahibi olan yazarlar, akademisyenler müzakereleri ile programa katılacaklar.
YILDIZI YÜKSELEN TÜRK MODA TASARIMCILARINDAN DEFİLE!
Moda konusunda genç yetenekleri bulup çıkaran ve moda konusunda uzman İrem Şentürk’ün biraraya getirdiği yıldızı yükselen 4 Türk tasarımcı, Umut Eker, Burçe Bekrek, Aykut Cömert ve Gizem Akgönül ise sırf bu organizasyon için özel hazırladıkları tasarımları bir defileyle davetlilere sunacaklar. Seminerlerin gerçekleşeceği aynı gün olan 11 Ekim günü Hollanda Başkonsolosluğun’da Amsterdam Belediye Başkanı’nın izleyeceği bu defilenin büyük ilgi görmesi bekleniyor.
UC Amsterdam-İstanbul 2010 Programı (EKIM-ARALIK AKTİVİTELER LİSTESİ)
11 Ekim: Zeytinburnu’nda Exchange açılış etkinliği ve müzakereler. Amsterdam’lı uzmanın sanat fabrikası üzerine giriş konuşması, çağdaş kentlerimizde kozmopolitiklik üzerine müzakere ve 4 ümit vaat ededen genç tasarımcının defilesi.
13 Ekim: Amsterdam Belediye Başkanı, Amsterdam Partners ekibi ve Hollanda’lı delege için Urban Cosmopolitans Vakfı’nın vereceği workshop.
21 Ekim: Vondelkerk Amsterdam’ da Exchange semineri. 2012 – Hollanda – Osmanlı / Türkiye 400. Ticari yıl kutlamalarına hazırlık amaçlı uluslar ve kentler arasında var olan veriler ve engeller üzerine bir seminer.
23 Ekim – 7 Kasım: Kelimeler ve Kentler: Hollanda’ dan 3 yazar İstanbul’ da edebiyat rezidansına misafir oluyorlar. Maria Barnas, Alfred Schaffer ve Rashid Novaire İstanbul’ da kent deneyimi kazanacaklar. Halka açık okumalar ve müzakere.
1-31 Ekim / 1-31 Kasım: Yazar İrem Uşar ve şair Zeynep Köylü Antwerp’ te edebiyat rezidansında misafir. Urban Cosmopolitans ve Antwerp City of Books iş birliği ile İrem Uşar ve Zeynep Köylü Antwerp’ de kent deneyimini kazanacaklar.
6 Kasım: Zeytinburnu’ nda Geleceğin Kenti Workshop; Amsterdam’ dan Donube Vakfı işbirliği ile İstanbul’ un çeşitli semtlerinden 25-30 öğrenci geleceğin kentleri üzerine beyin jimnastiği yapacaklar.
7 Kasım: Zeytinburnu’nda Underground Cafe: Bugünün kenti – Hollanda’ dan Alfred Schaffer ve Rashid Novaire, İstanbul’ dan İrem Uşar, Zeynep Köylü, Seray Şahiner ve Uğur Ziya Şimşek gibi yazarların İstanbul, Amsterdam ve Antwerp’ in kent yaşamı üzerine gözlemlerinin aktarıldığı müzakere. Bugünün kentinde kozmopolit bir kültür var mı?
26-27 Kasım: Zeytinburnu, 28 Kasım Feriköy’ de Amsterdam Tollhuistuin işbirliğiyle Sanat Pazarı.
Aralık: Zeytinburnu’n da Amsterdam K&Co işbirliği ile kültürel girişimcilik workshopı. Günümüzde sanatçı hayatta kalabilmek ve başarılı olabilmek için yaratıcılık ve ilhamdan daha fazlasına ihtiyaç duyuyor. Bu workshop sanatçıların profesyonelleşmede önemli bir nokta olan kültürel girişimcilik alanında bilgilendiriyor.
Zeytinburnu’nda Amsterdam ‘ dan Voices of the City ekibi işbirliğinde gerçekleşecek. Collecting Evidence – performans ve yetenek gelişimi workshopı. Bu workshop müzisyen, şarkıcı, hikayeci, görsel sanatçı ve sinema – videocuların birden fazla disiplini iç içe kullanacakları bir kamusal sanat performansına temel oluşturacaktır.
Sanat ve hafıza. Göçmenlerin hatıraları, hikayeleri, rüyaları, kabusları ile günümüz hafıza kültürü ilişkisinin araştıran bir görsel ve kavramsal sanat programıdır.
18 Aralık – 2 Ocak: Sözcükler ve kent. Belçika’ dan gelecek olan yazarlar; Annelies Verbeke ve Tom Noegels İstanbuş’ da kent deneyimi kazanacaklar. Halka açık okumalar ve müzakere.
PERA FEST 2010 - Uluslararası Pera Festivali
Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği ve Pi Prodüksiyon tarafından İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın desteğiyle düzenlenen PERA FEST 2010 - Uluslararası Pera Festivali, 7 Kasım’da başlıyor. Dokuz yıldır, disiplinlerarası bir anlayışla, İstanbul’un çokkültürlü hayatı üzerinde odaklanan Festivalin bu yılki programı, farklı disiplinlerden 33 etkinlik içeriyor.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında, 30 Kasım’a dek sürecek olan Festival, 7 Kasım Pazar akşamı 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda, “En Chordais” konseri ile başlıyor. Yunanistan’ın önde gelen topluluklarından “En Chordais” topluluğu, konserde İstanbul ve Grek müziklerinin ortak tınılarını içeren ‘Pre-Rembetiko’ döneminden örnekler sunacak.
Byzantion’dan İstanbul’a, Müzikten Tiyatroya
Festivalin ikinci günü, Yapı Kredi Kültür Sanat’da Ahmet Ümit’in “Byzantion’dan İstanbul’a Bir Şehrin Kültür Serüveni” başlıklı söyleşisi yer alacak. 9 Kasım’da ise Ses Tiyatrosu’nda Sema’dan “Nazım meets Brecht” başlıklı bir müzikal gösteri izleyeceğiz. 10 Kasım’da Ghetto’da Muazzez Abacı’nun “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” başlıklı konserini, 12 Kasım’da İspanya’dan gelecek ‘Port Bo’ topluluğu’nun Nardis’te vereceği ‘Havaneras’ konseri izleyecek.
PERA FEST, bu yıl tiyatro alanında yeni arayışlara destek vermek amacıyla, farklı grupların oyunlarına programında yer veriyor. Her oyun sonrası, bir söyleşinin yer aldığı programda, Almanya’dan Tjeatre Freiburg’un Garaj İstanbul’da sahneleyeceği “Kabine / Cabinet – Bir Türk Alman Pazarı”, Tiyatro Boyalı Kuş’dan “Nora-Nure”, ‘Oyun Deposu’nun 2. özgün oyununun prömiyeri, ‘Altıdan Sonra Tiyatro’nun yeni oyunu “Fail-i Müşterek” yer alıyor. Üç oyun da, Beyoğlu’nun genç tiyatrosu Kumbaracı 50’de.
Fotoğraftan Sinemaya
Festivalin en önemli etkinliklerinden biri, Portekiz’den gelen “13 yabancı medyanın gözünden Dünya Kentlerinin Ahvali” başlıklı fotoğraf sergisi. Kameraphoto kuruluşunun 13 ülkenin medya kuruluşları işbirliği ile gerçekleştirdiği sergi 18 Kasım’da Cezayir Salon’da açılacak.
Sinema alanında ise, iki toplu gösteri var. İstanbul Modern’de düzenlenecek toplu film gösterilerinin ilki 12 Kasım’da. Yönetmen Mehmet Eryılmaz, “Musiki İnsanlarımız” başlıklı belgesellerinden bir seçki sunacak. Belgeseller, Türk Müziği’nin üç usta sanatçısı, Cinuçen Tanrıkorur, Necdet Yaşar ve Kani Karaca’yı konu alıyor.
13 Kasım programında, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın yaptırdığı belgesellerden bir seçki var. Ebru Bilun Akyıldız’ın “Etek İzlerini Silmeden”, Elif Uslu’nun “İstanbul’da 3 Gün”, Gökhan Ateştürk’ün “Hat – Bir Medeniyet Çizgisi” adlı filmlerini izleyeceğiz aynı gün içinde. Ertesi gün, 14 Kasım Türk Sineması’nın Doğum Günü nedeniyle, senarist-yönetmen Safa Önal’ın “İstanbul’un Orta Yeri Sinema” başlıklı uzun metrajlı belgeselinin dünya prömiyeri var. Aynı gün, Erden Kıral’ın, İstanbul 2010 için yaptığı “Haliç – Altın Boynuz” belgeseli de gösterilecek ve yönetmenler, izleyicilerle söyleşecek.
Son yıllarda büyük atak yapan genç sinemamız üzerine bir söyleşi de, 22 Kasım’da, Arte İstanbul’da. “Türkiye Sinemasının Dokusu” başlıklı söyleşiye Zahit Atam, Önder Çakar, Hüseyin Karabey, Seren Yüce, Derviş Zaim katılacak.
29 Kasım’da ise, Pera Müzesi’nde İstanbul’un çokkültürlü kimliği üstüne önemli bir belgesel izleyeceğiz. Annie Pertan’ın İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı için yaptığı “Kültürel Farklılığın Renkleri”.
Bayramdan Önce - Bayramdan Sonra
Bayram haftasında yalnızca bir sergiye ev sahipliği yapacak olan festival, Kurban Bayramı sonrası yeniden yoğun bir programla izleyicisinin karşısına çıkacak. 23 Kasım’da İstanbul Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nde, Nora Şeni “Polifonik İstanbul” teması üstüne konuşurken, Cemal Ünlü 24 Kasım’da Suna-İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde “Beyoğlu Taşı – Pera Sahnelerinde İlk Primadonnalar” başlıklı müzikli-slaytlı bir söyleşi yapacak. Pera Palas ise, 25 Kasım’da Doğan Kitap işbirliği ile düzenlenecek olan Mario Levi’nin “İçimdeki İstanbul Fotoğrafları” söyleşisine sahne olacak.
Kasım’ın son hafta sonu, Beyoğlu’nun yeni mekanlarından Alt’da “Kürşat Başar – Tuluğ Tırpan Dörtlüsü” sahne alacak. PERA FEST, son haftasında, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın düzenleyeceği iki konsere de programında yer verecek. İstanbul’un çokkültürlü sanat yaşamını vurgulayan bu konserlerden ilki “İstanbul’da Bir İtalyan” başlığını taşıyor. Guatelli’nin bestelerini dinleyeceğimiz bu konser öncesi PERA FEST “Donizetti’den Guatelli’ye Türk Müziği’nin ‘Paşa’ları” başlıklı bir söyleşi düzenliyor. İstanbul 2010’un Geleneksel Müzik Direktörü Mehmet Güntekin ve Tahir Aydoğdu’nun katılımıyla, 27 Kasım’daki bu konserin ardından, 28 Kasım’da, İstanbul’2010’un “Ali Ufki Yılı” nedeniyle düzenlediği konserlerin sonuncusu yer alacak. Fikret Karakaya yönetimindeki Bezmara topluluğunun konserinden önce yapılacak söyleşi, “Ali Ufki’den Kantemiroğlu’na Türk Müziğinin Avrupalı ‘Bey’leri” başlığını taşıyor. Festivalin kapanış konseri ise, 30 Kasım’da Haymatlos’da yer alacak “Tatavla Keyfi”.
Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, Ses Tiyatrosu, Kumbaracı 50, Garajistanbul ve Ghetto’daki gösterilerin biletleri Biletix’ten, Nardis, Alt ve Haymatlos’daki konserlerin biletleri gösteri mekanlarından temin ediliyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın düzenlediği “İstanbul’da Bir İtalyan” (Sepetçiler Kasrı) ve “Aki Ufki Bey- Bezmara” (Fransız Kültür Merkezi) konserleri ile Yapı Kredi Kültür Sanat, Pera Müzesi, İstanbul Fransız Araştırmaları Enstitüsü ve Pera Palas’daki söyleşilere giriş ücretsiz.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında, 30 Kasım’a dek sürecek olan Festival, 7 Kasım Pazar akşamı 20.00’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda, “En Chordais” konseri ile başlıyor. Yunanistan’ın önde gelen topluluklarından “En Chordais” topluluğu, konserde İstanbul ve Grek müziklerinin ortak tınılarını içeren ‘Pre-Rembetiko’ döneminden örnekler sunacak.
Byzantion’dan İstanbul’a, Müzikten Tiyatroya
Festivalin ikinci günü, Yapı Kredi Kültür Sanat’da Ahmet Ümit’in “Byzantion’dan İstanbul’a Bir Şehrin Kültür Serüveni” başlıklı söyleşisi yer alacak. 9 Kasım’da ise Ses Tiyatrosu’nda Sema’dan “Nazım meets Brecht” başlıklı bir müzikal gösteri izleyeceğiz. 10 Kasım’da Ghetto’da Muazzez Abacı’nun “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” başlıklı konserini, 12 Kasım’da İspanya’dan gelecek ‘Port Bo’ topluluğu’nun Nardis’te vereceği ‘Havaneras’ konseri izleyecek.
PERA FEST, bu yıl tiyatro alanında yeni arayışlara destek vermek amacıyla, farklı grupların oyunlarına programında yer veriyor. Her oyun sonrası, bir söyleşinin yer aldığı programda, Almanya’dan Tjeatre Freiburg’un Garaj İstanbul’da sahneleyeceği “Kabine / Cabinet – Bir Türk Alman Pazarı”, Tiyatro Boyalı Kuş’dan “Nora-Nure”, ‘Oyun Deposu’nun 2. özgün oyununun prömiyeri, ‘Altıdan Sonra Tiyatro’nun yeni oyunu “Fail-i Müşterek” yer alıyor. Üç oyun da, Beyoğlu’nun genç tiyatrosu Kumbaracı 50’de.
Fotoğraftan Sinemaya
Festivalin en önemli etkinliklerinden biri, Portekiz’den gelen “13 yabancı medyanın gözünden Dünya Kentlerinin Ahvali” başlıklı fotoğraf sergisi. Kameraphoto kuruluşunun 13 ülkenin medya kuruluşları işbirliği ile gerçekleştirdiği sergi 18 Kasım’da Cezayir Salon’da açılacak.
Sinema alanında ise, iki toplu gösteri var. İstanbul Modern’de düzenlenecek toplu film gösterilerinin ilki 12 Kasım’da. Yönetmen Mehmet Eryılmaz, “Musiki İnsanlarımız” başlıklı belgesellerinden bir seçki sunacak. Belgeseller, Türk Müziği’nin üç usta sanatçısı, Cinuçen Tanrıkorur, Necdet Yaşar ve Kani Karaca’yı konu alıyor.
13 Kasım programında, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın yaptırdığı belgesellerden bir seçki var. Ebru Bilun Akyıldız’ın “Etek İzlerini Silmeden”, Elif Uslu’nun “İstanbul’da 3 Gün”, Gökhan Ateştürk’ün “Hat – Bir Medeniyet Çizgisi” adlı filmlerini izleyeceğiz aynı gün içinde. Ertesi gün, 14 Kasım Türk Sineması’nın Doğum Günü nedeniyle, senarist-yönetmen Safa Önal’ın “İstanbul’un Orta Yeri Sinema” başlıklı uzun metrajlı belgeselinin dünya prömiyeri var. Aynı gün, Erden Kıral’ın, İstanbul 2010 için yaptığı “Haliç – Altın Boynuz” belgeseli de gösterilecek ve yönetmenler, izleyicilerle söyleşecek.
Son yıllarda büyük atak yapan genç sinemamız üzerine bir söyleşi de, 22 Kasım’da, Arte İstanbul’da. “Türkiye Sinemasının Dokusu” başlıklı söyleşiye Zahit Atam, Önder Çakar, Hüseyin Karabey, Seren Yüce, Derviş Zaim katılacak.
29 Kasım’da ise, Pera Müzesi’nde İstanbul’un çokkültürlü kimliği üstüne önemli bir belgesel izleyeceğiz. Annie Pertan’ın İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı için yaptığı “Kültürel Farklılığın Renkleri”.
Bayramdan Önce - Bayramdan Sonra
Bayram haftasında yalnızca bir sergiye ev sahipliği yapacak olan festival, Kurban Bayramı sonrası yeniden yoğun bir programla izleyicisinin karşısına çıkacak. 23 Kasım’da İstanbul Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü’nde, Nora Şeni “Polifonik İstanbul” teması üstüne konuşurken, Cemal Ünlü 24 Kasım’da Suna-İnan Kıraç Vakfı İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde “Beyoğlu Taşı – Pera Sahnelerinde İlk Primadonnalar” başlıklı müzikli-slaytlı bir söyleşi yapacak. Pera Palas ise, 25 Kasım’da Doğan Kitap işbirliği ile düzenlenecek olan Mario Levi’nin “İçimdeki İstanbul Fotoğrafları” söyleşisine sahne olacak.
Kasım’ın son hafta sonu, Beyoğlu’nun yeni mekanlarından Alt’da “Kürşat Başar – Tuluğ Tırpan Dörtlüsü” sahne alacak. PERA FEST, son haftasında, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın düzenleyeceği iki konsere de programında yer verecek. İstanbul’un çokkültürlü sanat yaşamını vurgulayan bu konserlerden ilki “İstanbul’da Bir İtalyan” başlığını taşıyor. Guatelli’nin bestelerini dinleyeceğimiz bu konser öncesi PERA FEST “Donizetti’den Guatelli’ye Türk Müziği’nin ‘Paşa’ları” başlıklı bir söyleşi düzenliyor. İstanbul 2010’un Geleneksel Müzik Direktörü Mehmet Güntekin ve Tahir Aydoğdu’nun katılımıyla, 27 Kasım’daki bu konserin ardından, 28 Kasım’da, İstanbul’2010’un “Ali Ufki Yılı” nedeniyle düzenlediği konserlerin sonuncusu yer alacak. Fikret Karakaya yönetimindeki Bezmara topluluğunun konserinden önce yapılacak söyleşi, “Ali Ufki’den Kantemiroğlu’na Türk Müziğinin Avrupalı ‘Bey’leri” başlığını taşıyor. Festivalin kapanış konseri ise, 30 Kasım’da Haymatlos’da yer alacak “Tatavla Keyfi”.
Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, Ses Tiyatrosu, Kumbaracı 50, Garajistanbul ve Ghetto’daki gösterilerin biletleri Biletix’ten, Nardis, Alt ve Haymatlos’daki konserlerin biletleri gösteri mekanlarından temin ediliyor. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın düzenlediği “İstanbul’da Bir İtalyan” (Sepetçiler Kasrı) ve “Aki Ufki Bey- Bezmara” (Fransız Kültür Merkezi) konserleri ile Yapı Kredi Kültür Sanat, Pera Müzesi, İstanbul Fransız Araştırmaları Enstitüsü ve Pera Palas’daki söyleşilere giriş ücretsiz.
KUTLUĞ ATAMAN'IN İLK RETROSPEKTİFİ İSTABUL MODERN'DE
İstanbul Modern, çağdaş sanatın uluslararası alandaki en önemli isimlerinden Kutluğ Ataman’ın Türkiye’deki ilk retrospektifini Garanti Bankası’nın sponsorluğunda sunuyor. 10 Kasım 2010 - 6 Mart 2011 tarihleri arasında gerçekleşecek İçimdeki Düşman başlıklı sergi, sanatçının video ve enstalasyon çalışmalarını bir araya getiriyor.
Kutluğ Ataman, çağdaş sanat alanındaki ilk büyük çıkışını 1997 yılında katıldığı Uluslararası İstanbul Bienali ile yaptı. Sanatçı bundan sonra kariyerini uluslararası alanda gösterdiği başarılar ve dünyanın sayılı müze ve bienallerinde düzenlediği sergilerle geliştirdi. Aldığı büyük ödüller, hakkında çıkan kitaplar, çalışmalarındaki sosyal ve politik duyarlılık Türkiye sanat ortamında da kendisine haklı bir ün ve tanınırlık kazandırdı. Buna karşılık Ataman bugüne kadar Türkiye’de çok az sayıda çalışmasını sergiledi. İstanbul Modern’de gerçekleştirilecek olan sergi, İstanbul doğumlu sanatçının neredeyse 13 yıllık uluslararası kariyerinin ardından eve dönüşünü kutlayan bir orta kariyer sergisi niteliğini taşıyor.
Küratörlüğünü İstanbul Modern Şef Küratörü Levent Çalıkoğlu’nun yaptığı sergi, Kutluğ Ataman’ın uluslararası sanat ortamında kilometre taşı olmuş çalışmalarının yanı sıra daha önce gösterilmemiş bir eserini de içeriyor.
Video ve film çalışmalarında merkez aldığı marjinal bireyler, saplantılarını, mikro ve makro iktidar ile kurdukları ilişkilerini, bilinçaltı sorunlarını ya da cinselliklerini açık sözlülükle dile getirirken, Kutluğ Ataman çalışmalarında bu bireyleri tercih etme nedenini şöyle açıklıyor: “Benim yaptığım, bu insanları gösterip işi şova dönüştürmek değil. Beni o kişiyle çalışmaya iten tek neden, onda kendimi görmem oluyor.”
İçimdeki Düşman’da sanatçının 11 tane önemli çalışması yer alacak: Peruk Takan Kadınlar (1999), Ruhuma Asla (2001), Bu Bir Fasit Daire (2002), 99 İsim (2002), Veronica Read’in 4 Mevsimi (2002), Stefan’ın Odası (2004), Tanıklık (2006), Cennet (2006), Türk Lokumu (2007) ve fff (2006-9). Bunların yanı sıra, Thomas Dane Gallery ve 29. Sao Paulo Bienali 2010 tarafından desteklenen Dilenciler (2010) adlı yeni ve önemli bir çalışma Avrupa’da ilk kez izleyicilere sunulacak.
KUTLUĞ ATAMAN KİMDİR?
Kutluğ Ataman, dünyada çok büyük sergiler yapan, yurt dışında New York MoMA, Atina Dimitris Daskalopoulos Collection ve Pittsburgh Carnegie Museum gibi ünlü müzelerin koleksiyonlarına giren biri olarak tanınıyor. Marijinal sayılabilecek çalışmaları gerek Türkiye'de gerekse dünyada büyük ses getiriyor. Ataman, ilk büyük çıkışını 1997 yılında katıldığı Uluslararası İstanbul Bienali ile yaptı. Aldığı büyük ödüller, hakkında çıkan kitaplar, çalışmalarındaki sosyal ve politik duyarlılık Türkiye sanat ortamında da kendisine ün kazandırdı. Ancak buna rağmen Türkiye'de Ataman'ın çok az sayıda çalışması sergilendi.
GEÇMİŞ ŞİMDİ GELECEK
Yapı Kredi Kültür Merkezi, Ekim 2009’da Viyana’da ve Şubat 2010’da Verona’da açılan “PastPresentFuture” (GeçmişŞimdiGelecek) gezici sergisine ev sahipliği yapıyor. Avrupa’nın en büyük kurum koleksiyonlarından UniCredit Sanat Koleksiyonu ve Yapı Kredi Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen eserleri Avrupa Kültür Başkenti İstanbul’a getiren sergi, 6 Kasım 2010 – 7 Ocak 2011 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Sergilenen eserler UniCredit bünyesindeki çeşitli bankaların koleksiyonlarından seçildi. Sergide Yapı Kredi Sanat Koleksiyonu’ndan da Osman Hamdi Bey’in Feraceli Kadınlar’ının yanı sıra, farklı kuşaklardan yedi sanatçının yedi eseri yer alıyor.
Küratörlüğünü UniCredit & Art Scientific Comission Yönetim Kurulu Başkanı Walter Guadagnini’nin yaptığı sergi Avrupa sanat tarihinde dört yüzyıla yayılan bir dönemi kapsıyor. Çağlarla diller arasında diyalog kurmayı hedefleyen 90 eserin yer aldığı sergi ile UniCredit Group’un çok değerli sanat koleksiyonu ilk kez Türk sanatseverlerle buluşuyor.
Grubun sanatsal ve kültürel mirası, büyük ölçüde İtalyan UniCredit ile Alman HypoVereinsbank ve Viyana merkezli Bank Austria koleksiyonlarından elde edildi. Bu değerli koleksiyon antik Yunan ve klasik Roma’dan günümüze kadar sanat tarihini yansıtan 60 bin eserden oluşuyor. Şu sıralarda inceleme ve kataloglama çalışmaları süren koleksiyon, UniCredit Group’un merkez ofislerinde ve kültür alanındaki kurumsal ortaklarının işyerlerinde sergilenen Avrupa ötesi bir müze niteliği taşıyor.
Serginin konseptinin çeşitli dillere dayalı olması nedeniyle ziyaretçiler, geçmişi bugünün gözünden görme ve geleceğe bugünden bakma olanağı bulacaklar. Sergide, Giovanni Girolamo Savoldo ve Dosso Dossi gibi ressamların eski tabloları, Kurt Schwitters’ın kolajları, Giorgio de Chirico’nun tuvalleri, Tony Cragg, Stephen Balkenhol ve Giulio Paolini gibi sanatçıların enstalasyonları ve Andreas Gursky ile Thomas Struth’un fotoğrafları gibi önemli eserlere yer veriliyor.
“PastPresentFuture” hem kültürler arasında hem de resim, fotoğraf, enstalasyon ve heykellerin yan yana konduğu antik ve çağdaş eserlerle sanatlar arasında diyalog kuruyor. Böyle bir tematik fikir alışverişi, izleyenlere duyulara ve zihne hitap eden hem büyüleyici hem de şaşırtıcı bir deneyim imkânı sunuyor.
Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde benliğin, bedenin ve nesnelerin doğası tanıtımından başka hem diyaloga hem de sanat tarihinin klasik temalarına yer veriliyor. Geçmiş ve bugünle bağlantı kurmanın yanı sıra bu diyalog insanın doğal, içsel, insana, kente ve topluma ait manzaralar aracılığıyla yaşadığı dünyayla tarihsel ilişkisini araştırıyor.
Serginin “Klasik Üzerine” başlıklı ilk bölümü, aralarında Thomas Struth, Candida Höfer, Olivo Barbieri ve Giulio Paolini’nin bulunduğu günümüz sanatçılarıyla Bamboccianti akımından Van Bloemen, pictor classicus akımdan de Chirico ve gözden düşmüş Makart gibi geçmişin üstatları arasında şaşırtıcı bir diyalogu ortaya koyuyor. Bu sanatçıların eserleri tarihin ateşi hiç sönmeyen temalarına biçim ve anlam vermek üzere bir araya geldi.
Serginin “Yüce ve Pitoresk” adlı bölümü 17. yüzyıl ressamı Paul Bril ve Barbizon Ekolü’nün önde gelenlerinden Charles Daubigny gibi sanatçılarla Georg Baselitz, Andreas Gursky ve Hans Op De Beeck gibi günümüz sanatçılarını yan yana getiriyor.
“Metropolis” bölümünde ziyaretçiler bugünün önde gelen yaratıcı akıllarının eserlerini görme şansı bulacak. Bunların arasında Andreas Gursky imzalı çalışmaların yanında Gabriele Basilico, Fischli & Weiss, Lorca diCorcia ve Wolfgang Tillmans’ın eserleri de yer alıyor. Bu bölüm bireysel ve kentsel mekânlar arasında ilişki kuruyor. Bunu takip eden “Geometri Üzerine” odasına damgasını vuran “kural” teması Imi Knoebel, Gerwald Rockenschaub, Ghada Amer ve daha başka sanatçıların çalışmalarıyla işlendi.
Beden ve yüz tasvirlerinin yer aldığı “Beden Dili” ve “Yüz Yüze” serginin en çarpıcı bölümleri. Ziyaretçiler burada Antonio Donghi’nin başyapıtıyla Viyana Vücut Sanatı’nın öncüsü Valie Export’un bir fotoğrafını; Dossi’nin muhteşem “Psiche abbandonata da Amore” adlı tablosunu ayrıca E.J.Bellocq’un çektiği fotoğrafları yan yana görebilecekler. Savoldo’nun “Flütlü Genç Erkek Portresi” ile Avusturyalı genç sanatçı Hans Schabus’un tasvir ettiği bilinmeyen simalar baş başa vermiş sohbet ettiği izlenimine kapılabilir. Baglione’nin çok az görülen “Herod’a Getirilen Vaftizci Yahya’nın Başı” adlı eserinden sonra hemen yanında duran Trude Fleischmann’ın görüntülediği Alban Berg’in ölü maskesine bakabilir.
Bu beklenmedik gezinin son durağı olan “Arzu Nesneleri” başlıklı bölümde Tony Cragg’in enstalasyonu, Ruoppolo’nun natürmortuna ve Andy Warhol’ün ünlü “Çiçekler”ine yakın duruyor.
Sanatçılar (Alfabetik sıraya göre):
Doug Aitken, Ghada Amer, Giovanni Baglione, Stephan Balkenhol, Olivo Barbieri, Georg Baselitz, Gabriele Basilico, Ferruh Başağa, E.J. Bellocq, Michael Biberstein, Matthias Bitzer, Paul Bril, Fatma Bucak, Balthasar Burkhard, Piero Pizzi Cannella, Vincenzo Castella, Jordi Colomer, Tony Cragg, Charles-François Daubigny, Giorgio de Chirico, Philip-Lorca diCorcia, Antonio Donghi, Dosso Dossi, Igor Esˇkinja, Valie Export, Trude Fleischmann, Fischli & Weiss, Andreas Gursky, Jitka Hanzlová, Hoca Ali Rıza, Candida Höfer, Francesco Jodice, Mimmo Jodice, Imi Knoebel, Heinrich Kühn, Maria Lassnig, Richard Long, Hans Makart, Ryuji Miyamoto, Şükran Moral, Muntean/Rosenblum, Aydan Murtezaoğlu, Jean-Marc Nattier, Hermann Nitsch, Hans Op de Beeck, Osman Hamdi Bey, Ferhat Özgür, Luca Pancrazzi, Giulio Paolini, Arnulf Rainer, Gerhard Richter, Gerwald Rockenschaub, Andrei Roiter, Giovan Battista Ruoppolo, Füsun Sağlam, Giovanni Gerolamo Savoldo, Hans Schabus, Kurt Schwitters, Annelies Strba, Miha Strulelj, Beat Streuli, Christine Streuli, Thomas Struth, Wolfgang Tillmans, Marco Tirelli, Carlo Valsecchi, Stendardo, Andy Warhol, Franz West, Erwin Wurm, Heimo Zobern
Genel Bilgiler:
“PastPresentFuture” – UniCredit Koleksiyonu’ndan Bir Seçki
Yapı Kredi Kültür Merkezi, İstanbul Sergisi
6 Kasım 2010 – 7 Ocak 2011
Adres: Yapı Kredi Kültür Merkezi, 161 Beyoğlu - İstanbul
Tel: + 90 212 252 47 00 (pbx)
Ziyaret Saatleri:
Hafta içi: 10.00-19.30
Küratörlüğünü UniCredit & Art Scientific Comission Yönetim Kurulu Başkanı Walter Guadagnini’nin yaptığı sergi Avrupa sanat tarihinde dört yüzyıla yayılan bir dönemi kapsıyor. Çağlarla diller arasında diyalog kurmayı hedefleyen 90 eserin yer aldığı sergi ile UniCredit Group’un çok değerli sanat koleksiyonu ilk kez Türk sanatseverlerle buluşuyor.
Grubun sanatsal ve kültürel mirası, büyük ölçüde İtalyan UniCredit ile Alman HypoVereinsbank ve Viyana merkezli Bank Austria koleksiyonlarından elde edildi. Bu değerli koleksiyon antik Yunan ve klasik Roma’dan günümüze kadar sanat tarihini yansıtan 60 bin eserden oluşuyor. Şu sıralarda inceleme ve kataloglama çalışmaları süren koleksiyon, UniCredit Group’un merkez ofislerinde ve kültür alanındaki kurumsal ortaklarının işyerlerinde sergilenen Avrupa ötesi bir müze niteliği taşıyor.
Serginin konseptinin çeşitli dillere dayalı olması nedeniyle ziyaretçiler, geçmişi bugünün gözünden görme ve geleceğe bugünden bakma olanağı bulacaklar. Sergide, Giovanni Girolamo Savoldo ve Dosso Dossi gibi ressamların eski tabloları, Kurt Schwitters’ın kolajları, Giorgio de Chirico’nun tuvalleri, Tony Cragg, Stephen Balkenhol ve Giulio Paolini gibi sanatçıların enstalasyonları ve Andreas Gursky ile Thomas Struth’un fotoğrafları gibi önemli eserlere yer veriliyor.
“PastPresentFuture” hem kültürler arasında hem de resim, fotoğraf, enstalasyon ve heykellerin yan yana konduğu antik ve çağdaş eserlerle sanatlar arasında diyalog kuruyor. Böyle bir tematik fikir alışverişi, izleyenlere duyulara ve zihne hitap eden hem büyüleyici hem de şaşırtıcı bir deneyim imkânı sunuyor.
Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde benliğin, bedenin ve nesnelerin doğası tanıtımından başka hem diyaloga hem de sanat tarihinin klasik temalarına yer veriliyor. Geçmiş ve bugünle bağlantı kurmanın yanı sıra bu diyalog insanın doğal, içsel, insana, kente ve topluma ait manzaralar aracılığıyla yaşadığı dünyayla tarihsel ilişkisini araştırıyor.
Serginin “Klasik Üzerine” başlıklı ilk bölümü, aralarında Thomas Struth, Candida Höfer, Olivo Barbieri ve Giulio Paolini’nin bulunduğu günümüz sanatçılarıyla Bamboccianti akımından Van Bloemen, pictor classicus akımdan de Chirico ve gözden düşmüş Makart gibi geçmişin üstatları arasında şaşırtıcı bir diyalogu ortaya koyuyor. Bu sanatçıların eserleri tarihin ateşi hiç sönmeyen temalarına biçim ve anlam vermek üzere bir araya geldi.
Serginin “Yüce ve Pitoresk” adlı bölümü 17. yüzyıl ressamı Paul Bril ve Barbizon Ekolü’nün önde gelenlerinden Charles Daubigny gibi sanatçılarla Georg Baselitz, Andreas Gursky ve Hans Op De Beeck gibi günümüz sanatçılarını yan yana getiriyor.
“Metropolis” bölümünde ziyaretçiler bugünün önde gelen yaratıcı akıllarının eserlerini görme şansı bulacak. Bunların arasında Andreas Gursky imzalı çalışmaların yanında Gabriele Basilico, Fischli & Weiss, Lorca diCorcia ve Wolfgang Tillmans’ın eserleri de yer alıyor. Bu bölüm bireysel ve kentsel mekânlar arasında ilişki kuruyor. Bunu takip eden “Geometri Üzerine” odasına damgasını vuran “kural” teması Imi Knoebel, Gerwald Rockenschaub, Ghada Amer ve daha başka sanatçıların çalışmalarıyla işlendi.
Beden ve yüz tasvirlerinin yer aldığı “Beden Dili” ve “Yüz Yüze” serginin en çarpıcı bölümleri. Ziyaretçiler burada Antonio Donghi’nin başyapıtıyla Viyana Vücut Sanatı’nın öncüsü Valie Export’un bir fotoğrafını; Dossi’nin muhteşem “Psiche abbandonata da Amore” adlı tablosunu ayrıca E.J.Bellocq’un çektiği fotoğrafları yan yana görebilecekler. Savoldo’nun “Flütlü Genç Erkek Portresi” ile Avusturyalı genç sanatçı Hans Schabus’un tasvir ettiği bilinmeyen simalar baş başa vermiş sohbet ettiği izlenimine kapılabilir. Baglione’nin çok az görülen “Herod’a Getirilen Vaftizci Yahya’nın Başı” adlı eserinden sonra hemen yanında duran Trude Fleischmann’ın görüntülediği Alban Berg’in ölü maskesine bakabilir.
Bu beklenmedik gezinin son durağı olan “Arzu Nesneleri” başlıklı bölümde Tony Cragg’in enstalasyonu, Ruoppolo’nun natürmortuna ve Andy Warhol’ün ünlü “Çiçekler”ine yakın duruyor.
Sanatçılar (Alfabetik sıraya göre):
Doug Aitken, Ghada Amer, Giovanni Baglione, Stephan Balkenhol, Olivo Barbieri, Georg Baselitz, Gabriele Basilico, Ferruh Başağa, E.J. Bellocq, Michael Biberstein, Matthias Bitzer, Paul Bril, Fatma Bucak, Balthasar Burkhard, Piero Pizzi Cannella, Vincenzo Castella, Jordi Colomer, Tony Cragg, Charles-François Daubigny, Giorgio de Chirico, Philip-Lorca diCorcia, Antonio Donghi, Dosso Dossi, Igor Esˇkinja, Valie Export, Trude Fleischmann, Fischli & Weiss, Andreas Gursky, Jitka Hanzlová, Hoca Ali Rıza, Candida Höfer, Francesco Jodice, Mimmo Jodice, Imi Knoebel, Heinrich Kühn, Maria Lassnig, Richard Long, Hans Makart, Ryuji Miyamoto, Şükran Moral, Muntean/Rosenblum, Aydan Murtezaoğlu, Jean-Marc Nattier, Hermann Nitsch, Hans Op de Beeck, Osman Hamdi Bey, Ferhat Özgür, Luca Pancrazzi, Giulio Paolini, Arnulf Rainer, Gerhard Richter, Gerwald Rockenschaub, Andrei Roiter, Giovan Battista Ruoppolo, Füsun Sağlam, Giovanni Gerolamo Savoldo, Hans Schabus, Kurt Schwitters, Annelies Strba, Miha Strulelj, Beat Streuli, Christine Streuli, Thomas Struth, Wolfgang Tillmans, Marco Tirelli, Carlo Valsecchi, Stendardo, Andy Warhol, Franz West, Erwin Wurm, Heimo Zobern
Genel Bilgiler:
“PastPresentFuture” – UniCredit Koleksiyonu’ndan Bir Seçki
Yapı Kredi Kültür Merkezi, İstanbul Sergisi
6 Kasım 2010 – 7 Ocak 2011
Adres: Yapı Kredi Kültür Merkezi, 161 Beyoğlu - İstanbul
Tel: + 90 212 252 47 00 (pbx)
Ziyaret Saatleri:
Hafta içi: 10.00-19.30
30 Ekim 2010
29. İSTANBUL KİTAP FUARI 30 EKİM-7KASIM 2010
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile 30 Ekim-7 Kasım 2010 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de gerçekleştirilen 29. İstanbul Kitap Fuarı, 30 Ekim 2010 Cumartesi günü saat 12.00’de düzenlenen törenle T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay ve İspanya Kültür Bakanı Sayın Ángeles González-Sinde Reig tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde açıldı.
Onur Yazarı Doğan Kuban
29. İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı Prof. Dr. Doğan Kuban fuarda söyleşi, panel ve imza günlerinde okurlarıyla buluşacak.
Onur Konuğu: İspanya
İlk kez bir ülkenin edebiyatı ve kültürüyle İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Konuğu olduğu İspanya etkinlikleri, 30 Ekim-2 Kasım 2010 tarihleri arasında Uluslararası Salon’da (5 nolu hol) gerçekleştirilecek. Onur Ülke programı kapsamında İspanya’dan konuk yazarların katılımıyla söyleşiler, sergi, açılış ve kapanış konserleri yer alacak.
Uluslararası Salon ve Telif Ajansları Özel Bölümü
Yurt dışından çok sayıda katılımcı fuarın ilk 4 günü -30 Ekim-2 Kasım 2010 tarihleri arasında 5 nolu holde- uluslararası salonda yer alacak. 37 ülkenin katıldığı Uluslararası Salon’da Onur konuğu İspanya başta olmak üzere Almanya, Fransa, İtalya, Romanya, İran, Küba, Amerika Birleşik Devletleri, Finlandiya, Hollanda, Yunanistan, Hindistan ve İngiltere’den yayınevleri katılıyor. Bağımsız bir Edebiyat Topluluğu olan LAF (Literature Across Frontiers) bünyesinde ise 24 ülkeden bağımsız yayıncı, edebiyat topluluğu ve kültür merkezi yer alıyor.
Fuarın bir diğer yeniliği ise Uluslararası Salon’da yer alan “Telif Ajansları Özel Bölümü”. Dünya edebiyatının önde gelen telif ajansları profesyonel görüşmeler yapmak üzere İstanbul Kitap Fuarı’na katılıyor. Almanya, Fransa, İngiltere, İsrail, İspanya ve İtalya’dan 8 telif ajansı 2 Kasım 2010 tarihine kadar fuarda Türkiye’den yayıncılarla buluşma imkanı bulacak.
Yurtdışından Çok Sayıda Konuk Yazar, Şair ve Çizer Geliyor
İstanbul Kitap Fuarı dünyaca tanınmış 51 yazar, şair, çevirmen ve çizeri ağırlayacak. Fuarın yazarları arasında Mineke Schipper, David Boratav, Mark Crick, Fanny Joly, John Freely, Maureen Freely, Jo Hodgkinson, Queenie Chan, Yusuf Ziedan, Ioan Grosian, Yusuf Nevzat, Timour Mouhiddine, Mel Gill, Jeffrey Kahrs, Mel Kenne, Derick Mattern, Jan Kjær, Merlin P. Mann yer alırken. İspanya’dan Juan José Armas Marcelo, Luis del Val Velilla, Fernando Sánchez Dragó, Luisgé Martin, Soledad Puértolas Villanueva, Julio Llamazares, Ángeles Caso, Rafael Chirbes ve klasik gitar sanatçısı Fernando Espi Onur Konuğu etkinlikleri kapsamında programda yer alacak.
Yurt dışından gelecek konukları arasında Yolanda Cataño (Galiçya), Robyn Marsack, Amaia Gabantxo (Bask Ülkesi), Ned Thomas (Galler) ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çevirmenleri Hanneke Van der Heijden, Abdulkadir Abdelli ve Ingrid Iren bulunuyor.
İtalyan Efsanevi Çizerler Kitap Fuarı’nda
Zagor’un yaratıcısı, efsanevi çizer Gallieno Ferri ilk kez Türkiye’den okurlarıyla İstanbul Kitap Fuarı’nda bir araya gelecek. İtalya’dan çok sayıda çizerin konuk olacağı etkinlik ise 6 Kasım 2010 Cumartesi günü düzenlenecek.
Çok Satan Kitapların Yazarın J. C. Grangé ve Sandy Tolan Kitap Fuarı’nda
Fransa’da yayınlanışının ardından Türkçe’ye de çevrilen çok satan kitapların yazarı Jean Christophe Grangé İstanbul Kitap Fuarı’nda kitaplarını imzalayacak ve okurlarıyla söyleşecek. Birkaç sene önce aynı isimle Türkçe’ye çevrilen ve filmi çekilen Limon Ağacı kitabının yazarı Sandy Tolan da kitap fuarın önemli isimleri arasında.
İstanbul Yazarları
Ana teması “İstanbul’u Yazmak” olan kitap fuarı İstanbul’u yazan yazarları fuara davet ediyor. Bu kapsamda baba-kızın birlikte katılacağı etkinlikle John Freely ve Maureen Freely ilk kez bir söyleşide bir araya gelmiş olacak.
Fuarda İstanbul’un kedilerine ve sokaklarına Catherine Pinguet ile bakacak, Petros Markaris ile eski İstanbul’u ve polisiyeleri konuşacağız.
Word Express Projesi “Balkanlar’dan Istanbul’a Edebi Bir Yolculuk” durağı Kitap Fuarı
İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen Word Express “ Balkanlar’dan İstanbul’a Edebi Bir Yolculuk” projesi kapsamında genç şairler İstanbul’da buluşacak. Projenin bir ayağı olan “Şiir Otobüs”ü ile fuar ziyaretçileri TÜYAP’a şairlerle birlikte ulaşmış olacaklar. Proje kapsamında TÜYAP’ta Katerina Iliopoulou (Yunanistan), Sian Melangell Daffyd (Galler), Radu Vancu (Romanya), Milan Dobricic (Sırbistan) ve Yannis Isidorou (Yunanistan) katılımıyla okuma düzenlenecek.
IPA (Uluslararası Yayıncılar Birliği) Yayınlama Özgürlüğü Ödül Töreni
İstanbul Kitap Fuarı bu sene önemli bir etkinliğe-Uluslararası Yayıncılar Birliği/Yayınlama Özgürlüğü Ödül Töreni’ne ev sahipliği yapacak. 2005 yılından itibaren dünyanın herhangi bir yerinde yayınlama özgürlüğünün savunulması ve teşvik edilmesi bağlamında önemli katkılarda bulunmuş bir kişi ya da kurumu onurlandırmak üzere verilen “Yayınlama Özgürlüğü Ödülü” bu sene 2 Kasım Salı 2010 tarihinde Uluslararası Salon’da düzenlenecek bir törenle sahibini bulacak.
İstanbul Kitap Fuarı, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından düzenlenen 20. İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilmektedir. Girişin öğrenci, öğretmen ve emeklilere ücretsiz olduğu fuarların giriş bedeli 5tl’dir. Fuarlar 30 Ekim-6 Kasım tarihlerinde 11.00-20.00 saatleri, kapanış günü olan 7 Kasım 2010 tarihinde ise 11.00-19.00 saatlerinde, Uluslararası Salon ise 30 Ekim-2 Kasım 2010 tarihleri arasında 11.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Onur Yazarı Doğan Kuban
29. İstanbul Kitap Fuarı Onur Yazarı Prof. Dr. Doğan Kuban fuarda söyleşi, panel ve imza günlerinde okurlarıyla buluşacak.
Onur Konuğu: İspanya
İlk kez bir ülkenin edebiyatı ve kültürüyle İstanbul Kitap Fuarı’nın Onur Konuğu olduğu İspanya etkinlikleri, 30 Ekim-2 Kasım 2010 tarihleri arasında Uluslararası Salon’da (5 nolu hol) gerçekleştirilecek. Onur Ülke programı kapsamında İspanya’dan konuk yazarların katılımıyla söyleşiler, sergi, açılış ve kapanış konserleri yer alacak.
Uluslararası Salon ve Telif Ajansları Özel Bölümü
Yurt dışından çok sayıda katılımcı fuarın ilk 4 günü -30 Ekim-2 Kasım 2010 tarihleri arasında 5 nolu holde- uluslararası salonda yer alacak. 37 ülkenin katıldığı Uluslararası Salon’da Onur konuğu İspanya başta olmak üzere Almanya, Fransa, İtalya, Romanya, İran, Küba, Amerika Birleşik Devletleri, Finlandiya, Hollanda, Yunanistan, Hindistan ve İngiltere’den yayınevleri katılıyor. Bağımsız bir Edebiyat Topluluğu olan LAF (Literature Across Frontiers) bünyesinde ise 24 ülkeden bağımsız yayıncı, edebiyat topluluğu ve kültür merkezi yer alıyor.
Fuarın bir diğer yeniliği ise Uluslararası Salon’da yer alan “Telif Ajansları Özel Bölümü”. Dünya edebiyatının önde gelen telif ajansları profesyonel görüşmeler yapmak üzere İstanbul Kitap Fuarı’na katılıyor. Almanya, Fransa, İngiltere, İsrail, İspanya ve İtalya’dan 8 telif ajansı 2 Kasım 2010 tarihine kadar fuarda Türkiye’den yayıncılarla buluşma imkanı bulacak.
Yurtdışından Çok Sayıda Konuk Yazar, Şair ve Çizer Geliyor
İstanbul Kitap Fuarı dünyaca tanınmış 51 yazar, şair, çevirmen ve çizeri ağırlayacak. Fuarın yazarları arasında Mineke Schipper, David Boratav, Mark Crick, Fanny Joly, John Freely, Maureen Freely, Jo Hodgkinson, Queenie Chan, Yusuf Ziedan, Ioan Grosian, Yusuf Nevzat, Timour Mouhiddine, Mel Gill, Jeffrey Kahrs, Mel Kenne, Derick Mattern, Jan Kjær, Merlin P. Mann yer alırken. İspanya’dan Juan José Armas Marcelo, Luis del Val Velilla, Fernando Sánchez Dragó, Luisgé Martin, Soledad Puértolas Villanueva, Julio Llamazares, Ángeles Caso, Rafael Chirbes ve klasik gitar sanatçısı Fernando Espi Onur Konuğu etkinlikleri kapsamında programda yer alacak.
Yurt dışından gelecek konukları arasında Yolanda Cataño (Galiçya), Robyn Marsack, Amaia Gabantxo (Bask Ülkesi), Ned Thomas (Galler) ve Ahmet Hamdi Tanpınar’ın çevirmenleri Hanneke Van der Heijden, Abdulkadir Abdelli ve Ingrid Iren bulunuyor.
İtalyan Efsanevi Çizerler Kitap Fuarı’nda
Zagor’un yaratıcısı, efsanevi çizer Gallieno Ferri ilk kez Türkiye’den okurlarıyla İstanbul Kitap Fuarı’nda bir araya gelecek. İtalya’dan çok sayıda çizerin konuk olacağı etkinlik ise 6 Kasım 2010 Cumartesi günü düzenlenecek.
Çok Satan Kitapların Yazarın J. C. Grangé ve Sandy Tolan Kitap Fuarı’nda
Fransa’da yayınlanışının ardından Türkçe’ye de çevrilen çok satan kitapların yazarı Jean Christophe Grangé İstanbul Kitap Fuarı’nda kitaplarını imzalayacak ve okurlarıyla söyleşecek. Birkaç sene önce aynı isimle Türkçe’ye çevrilen ve filmi çekilen Limon Ağacı kitabının yazarı Sandy Tolan da kitap fuarın önemli isimleri arasında.
İstanbul Yazarları
Ana teması “İstanbul’u Yazmak” olan kitap fuarı İstanbul’u yazan yazarları fuara davet ediyor. Bu kapsamda baba-kızın birlikte katılacağı etkinlikle John Freely ve Maureen Freely ilk kez bir söyleşide bir araya gelmiş olacak.
Fuarda İstanbul’un kedilerine ve sokaklarına Catherine Pinguet ile bakacak, Petros Markaris ile eski İstanbul’u ve polisiyeleri konuşacağız.
Word Express Projesi “Balkanlar’dan Istanbul’a Edebi Bir Yolculuk” durağı Kitap Fuarı
İlki geçtiğimiz yıl düzenlenen Word Express “ Balkanlar’dan İstanbul’a Edebi Bir Yolculuk” projesi kapsamında genç şairler İstanbul’da buluşacak. Projenin bir ayağı olan “Şiir Otobüs”ü ile fuar ziyaretçileri TÜYAP’a şairlerle birlikte ulaşmış olacaklar. Proje kapsamında TÜYAP’ta Katerina Iliopoulou (Yunanistan), Sian Melangell Daffyd (Galler), Radu Vancu (Romanya), Milan Dobricic (Sırbistan) ve Yannis Isidorou (Yunanistan) katılımıyla okuma düzenlenecek.
IPA (Uluslararası Yayıncılar Birliği) Yayınlama Özgürlüğü Ödül Töreni
İstanbul Kitap Fuarı bu sene önemli bir etkinliğe-Uluslararası Yayıncılar Birliği/Yayınlama Özgürlüğü Ödül Töreni’ne ev sahipliği yapacak. 2005 yılından itibaren dünyanın herhangi bir yerinde yayınlama özgürlüğünün savunulması ve teşvik edilmesi bağlamında önemli katkılarda bulunmuş bir kişi ya da kurumu onurlandırmak üzere verilen “Yayınlama Özgürlüğü Ödülü” bu sene 2 Kasım Salı 2010 tarihinde Uluslararası Salon’da düzenlenecek bir törenle sahibini bulacak.
İstanbul Kitap Fuarı, TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından düzenlenen 20. İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı gerçekleştirilmektedir. Girişin öğrenci, öğretmen ve emeklilere ücretsiz olduğu fuarların giriş bedeli 5tl’dir. Fuarlar 30 Ekim-6 Kasım tarihlerinde 11.00-20.00 saatleri, kapanış günü olan 7 Kasım 2010 tarihinde ise 11.00-19.00 saatlerinde, Uluslararası Salon ise 30 Ekim-2 Kasım 2010 tarihleri arasında 11.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





