Beyazıt Kulesi, yangınları gözetlemek ve haber vermek amacıyla İstanbul'un Beyazıt semtinde 1749 yılında inşa edilen 85 metre yüksekliğinde kule. Gözetleme yerine kadar çıkan merdivenler 180 basamaktan ibarettir.
Başlangıçta ahşap olarak inşa edildi. 1756'daki Cibali yangınında yandı. 1826'da yeniden yapılan kule yeniçeri ayaklanmasında tekrar yandı. Kule üçünçü kez Sultan II.Mahmut zamanında, 1828 yılında Senekerim Balyan'ın mimarlığı altında tekrar yapıldı. Beyazıt Yangın Kulesi,
Nöbet Katı
İşaret Katı
Sancak Katı olmak üzere üç bölümden oluşur.
Yangın, Beyazıt Kulesinden gündüz sarkıtılan sepetlerle, gece ise fener yakılarak haber verilirdi.
Yangın kulesine “yangın köşkü”, gözcülerine de “köşklü” denirdi. Beyazıt Yangın Kulesi’nde 20 köşklü bulunurdu. Kulelerdeki odalarda yatar kalkarlardı. 1923'e kadar köşklüler kulelerdeki görevlerine devam ettiler.
Uzun süre geceleri farklı renklerde aydınlatılarak İstanbullulara ertesi günün hava tahminin duyurulması için kullanıldı. Kulenin mavi renkte aydınlatılması ertesi gün havanın açık olacağını, yeşil yağmuru, sarı sisi ve kırmızı karı haber verir. Bu uygulamaya 1995 yılında son verildi, 2010 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin girişimiyle tekrar başlandı.
1997 yılında başlayan restorasyon çalışmalarına kadar kullanılamayacak durumda olan kule iki yıl süren çalışmalar sonucunda eskiden olduğu gibi yangın gözetleme, meteoroloji ve yol durumunu bildirmek amacıyla kullanılmaktadır. Günümüzde İstanbul Üniversitesi'nin Merkez Kampüsü içinde yer alır.
Beyazıt Yangın Kulesi’nin ışıklandırılması projesi sonucu bir önceki aydınlatma çözümüne göre yüzde 60 enerji tasarrufu, atmosfere salınan sera gazında ise yıllık 19 ton azalma sağlanacak. Kullanılan yeni armatürlerin ömürlerinin 3 kat daha uzun ömürlü olması sayesinde bakım maliyetleri yüzde 70 oranında azalacak.
1 Şubat 2011
19 Ocak 2011
68. Altın Küre Ödülleri
2011 yılı Golden Globe (Altın Küre) film ödülleri sahiplerini buldu. Oscar'ların habercisi olarak sayılan ve sinema dünyasının en büyük ödülü Oscar'ları kazanacaklara ilk işareti sağlayan 2011 Altın Küre film ve televizyon ödülleri Los Angeles'da dağıtıldı
Hollywood Yabancı Basın Derneği tarafından düzenlenen Altın Küre ödülleri ayrıca yılın ilk film ve televizyon ödülleri. Bunun ardından çeşitli ödül törenleri önümüzdeki aylarda bir bir yer alacak. 2011 Golden Globes ödülleri için en fazla dalda aday gösterilen film İngiliz filmi "King's Speech" olurken, Facebook'un kuruluşunu konu alan "Social Network" filmi ile bir boksörün hayatını anlatan "Fighter" filmi altı dalda aday bulunuyor.
2011 Altın Küre ödüllerinin kazananlardan bazıları şöyle:
En iyi erkek oyuncu (Drama): Colin Firth (King's Speech)
En iyi kadın oyuncu (Drama): Natalie Portman (Black Swan)
En iyi erkek oyuncu (Komedi veya müzikal): Paul Giamatti (Barney's Version)
En iyi kadın oyuncu (Komedi veya müzikal): Anette Bening (The Kids are All Right)
En iyi film (Komedi veya müzikal): The Kids Are All Right
En iyi film (Drama): Social Network
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Christian Bale (Fighter)
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Melissa Leo (Fighter)
En iyi yönetmen: David Fincher (Social Network)
En iyi senaryo: Social Network (Sosyal Ağ)
En iyi animasyon filmi: Toy Story 3 (Oyuncak Hikayesi 3)
En iyi film şarkısı: "You Haven't Seen The Last of Me" (Burlesque)
En iyi film müziği: Trent Reznor ve Atticus Ross (Social Network)
Yabancı dilde en iyi film: "In a Better World" (Danimarka)
Bir TV mini dizisi ya da filminde en iyi erkek oyuncu: Al Pacino (You Don't Know Jack)
Bir TV mini dizisi ya da filminde en iyi kadın oyuncu: Claire Danes (Temple Grandin)
Bir TV dizisinde en iyi kadın oyuncu (drama): Katey Sagal (Sons of Anarchy)
Bir TV dizisinde en iyi erkek oyuncu (komedi veya müzikal): Jim Parsons (The Big Bang Theory)
Bir TV dizisinde en iyi kadın oyuncu (komedi veya müzikal): Laura Linney (Big C)
Bir TV dizi, mini dizi ya filminde en iyi yardımcı kadın oyuncu: Jane Lynch (Glee)
Hollywood Yabancı Basın Derneği tarafından düzenlenen Altın Küre ödülleri ayrıca yılın ilk film ve televizyon ödülleri. Bunun ardından çeşitli ödül törenleri önümüzdeki aylarda bir bir yer alacak. 2011 Golden Globes ödülleri için en fazla dalda aday gösterilen film İngiliz filmi "King's Speech" olurken, Facebook'un kuruluşunu konu alan "Social Network" filmi ile bir boksörün hayatını anlatan "Fighter" filmi altı dalda aday bulunuyor.
2011 Altın Küre ödüllerinin kazananlardan bazıları şöyle:
En iyi erkek oyuncu (Drama): Colin Firth (King's Speech)
En iyi kadın oyuncu (Drama): Natalie Portman (Black Swan)
En iyi erkek oyuncu (Komedi veya müzikal): Paul Giamatti (Barney's Version)
En iyi kadın oyuncu (Komedi veya müzikal): Anette Bening (The Kids are All Right)
En iyi film (Komedi veya müzikal): The Kids Are All Right
En iyi film (Drama): Social Network
En iyi yardımcı erkek oyuncu: Christian Bale (Fighter)
En iyi yardımcı kadın oyuncu: Melissa Leo (Fighter)
En iyi yönetmen: David Fincher (Social Network)
En iyi senaryo: Social Network (Sosyal Ağ)
En iyi animasyon filmi: Toy Story 3 (Oyuncak Hikayesi 3)
En iyi film şarkısı: "You Haven't Seen The Last of Me" (Burlesque)
En iyi film müziği: Trent Reznor ve Atticus Ross (Social Network)
Yabancı dilde en iyi film: "In a Better World" (Danimarka)
Bir TV mini dizisi ya da filminde en iyi erkek oyuncu: Al Pacino (You Don't Know Jack)
Bir TV mini dizisi ya da filminde en iyi kadın oyuncu: Claire Danes (Temple Grandin)
Bir TV dizisinde en iyi kadın oyuncu (drama): Katey Sagal (Sons of Anarchy)
Bir TV dizisinde en iyi erkek oyuncu (komedi veya müzikal): Jim Parsons (The Big Bang Theory)
Bir TV dizisinde en iyi kadın oyuncu (komedi veya müzikal): Laura Linney (Big C)
Bir TV dizi, mini dizi ya filminde en iyi yardımcı kadın oyuncu: Jane Lynch (Glee)
12 Ocak 2011
MEKSİKA DEVRİMİ ÜZERİNE FİLMLER
Pera Film Gelman Koleksiyonu’ndan Frida Kahlo ve Diego Rivera sergisine paralel, 14 – 30 Ocak 2011 tarihleri arasında Meksika Büyükelçiliği ve İstanbul Cervantes Enstitüsü işbirliğiyle “Viva la Revolución: Meksika Devrimi Üzerine Filmler” adlı programı düzenliyor. Meksika Devrim tarihinin farklı hikayelerle aktarıldığı film programında 1930’lar ve 40’lar arasında çekilen 4 kurmaca film ve Zapatistalar ile ilgili çekilen güncel bir belgesel yer alıyor.
8 Ocak 2011
AKBANK SANAT BAROK MÜZİK GÜNLERİ
Barok müziğinin usta sanatçıları 06–27 Ocak 2011 tarihlerinde düzenlenecek Akbank Sanat Barok Günleri’nde sahne alıyor.
Türkiye’de Barok müziğine olan ilgiyi arttıran ve her yıl daha geniş bir dinleyici topluluğu tarafından izlenen Akbank Sanat Barok Müzik Günleri, bu yıl 06-27 Ocak 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Uluslararası bir çok festivalde ülkemizi başarı ile temsil eden ödüllü sanatçı Hande Soner’in 06 Ocak 2011, Perşembe günü gerçekleşecek konseriyle başlayacak olan Akbank Sanat Barok Müzik Günleri, 13 Ocak 2011, Perşembe günü müzikleri ve dansları ile 17-18. yüzyıl İngilteresi’ni canlandıran Eclipse Topluluğu’nu ağırlayacak. İngiltere’nin en önemli lavtacılarından olan Lynda Sayce’ın 20 Ocak 2011, Perşembe günü sahne alacağı etkinlik, 27 Ocak 2011, Perşembe günü Belçika Ensemble del Moianes ve B`Rock topluluklarının başkemancılığı görevini yürüten Jorge Jimenez’in performansı ile son bulacak.
Türkiye’de Barok müziğine olan ilgiyi arttıran ve her yıl daha geniş bir dinleyici topluluğu tarafından izlenen Akbank Sanat Barok Müzik Günleri, bu yıl 06-27 Ocak 2011 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Uluslararası bir çok festivalde ülkemizi başarı ile temsil eden ödüllü sanatçı Hande Soner’in 06 Ocak 2011, Perşembe günü gerçekleşecek konseriyle başlayacak olan Akbank Sanat Barok Müzik Günleri, 13 Ocak 2011, Perşembe günü müzikleri ve dansları ile 17-18. yüzyıl İngilteresi’ni canlandıran Eclipse Topluluğu’nu ağırlayacak. İngiltere’nin en önemli lavtacılarından olan Lynda Sayce’ın 20 Ocak 2011, Perşembe günü sahne alacağı etkinlik, 27 Ocak 2011, Perşembe günü Belçika Ensemble del Moianes ve B`Rock topluluklarının başkemancılığı görevini yürüten Jorge Jimenez’in performansı ile son bulacak.
5 Ocak 2011
Abdülmecid'in Kızının Oyuncakları Saray Koleksiyonları Müzesi'nde
Son halife Abdülmecid'in kızı Dürrüşehvar Sultan'ın depolarda saklanan eğitim ve oyun gereçleri Dolmabahçe Sarayı'nın eskiden mutfak olarak kullanılan bölümünün yeniden düzenlenmesiyle oluşturulan Saray Koleksiyonları Müzesi ile gün yüzüne çıkacak.
Konuyla ilgili bilgi veren TBMM Milli Saraylar Daire Başkanı Yasin Yıldız, Milli Saraylar bünyesindeki müzeyi oluşturma fikrinin 2000'li yılların ortalarına dayandığını söyledi.
Yıldız, Milli Saraylar'ın envanterinde bulunan 70 binin üzerindeki objenin bir kısmının depolarda bulunduğunu belirterek, müze oluşturma sürecinin de depolardaki bazı eserlerin Beşiktaş'ta bulunan Matba-i Amire binasına nakledilmesiyle başladığını dile getirdi.
BEŞ BİN OBJE
Bu eserlerin bir kısmının 2006 yılında 'depo-müze' konsepti içerisinde sergilenmeye başladığını aktaran Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''O zamanlar mekanın şartlarından dolayı ve aynı mekanda Milli Saraylar'a ait başka birimlerin de bulunması nedeniyle sergileme mekanı kısıtlı kalmıştı. Halbuki Matba-i Amire yapı grubu 2 bin metrekarenin üzerinde bir alana sahip. Bu proje uzun soluklu olmadı. Bu nedenle 2008 yılında bina ve depo alanları kapsamlı bir restorasyona alındı. Bu çerçevede yürütülen çalışmalar da önceki yılın sonuna kadar devam etti. Müze projesinin ilk bölümü, sanat galerisi olarak geçen Haziran ayında açıldı. Projenin ikinci kapsamında, iç kısımda kalan alanın Saray Koleksiyonları Müzesi olarak düzenlenmesi vardı. İki bölümden oluşacak bu müzede daha önce hayata geçirilmiş olan depolar ve saray koleksiyonları bölümünde hanım sultanlara ait oyuncaklar, şehzadelere ya da büyüklere ait kıyafetler, birtakım el yazmaları, temizlik aletleri, halılar, tekstil ürünleri, mutfak araç gereçleri gibi pek çoğu gezi güzergahında ziyaretçinin göremeyeceği objeler bulunacak.''
Yıldız, müzede yaklaşık 5 bin objenin sergileneceğini ifade ederek, ''Eserler bir vitrin sergileme düzeninde sergilenecek. Bu bizim için çok önemli. Çünkü küçük objeleri normal bir saray tefrişinde ziyaretçiye göstermek çok zordu, imkansızdı. Saray Koleksiyonları Müzesi, depolarımızda ziyaretçinin göremeyeceği noktalarda bulunan objelerin korunaklı vitrinlerde dönemsel olarak sergilenmesi bakımından büyük önem taşıyor. Daha önce gün ışığına çıkmamış pek çok obje, bu vesileyle ziyaretçi ile buluşacak'' şeklinde konuştu.
SULTANIN KOLEKSİYONU KİTAPLAŞTIRILACAK
Müze araştırmacısı Ayşe Fazlıoğlu da 10 yaşına kadar Dolmabahçe Sarayı'nda yaşadığı bilinen Dürrüşehvar'a ait oyuncak ve eğitim gereçlerinin sarayın çatı katında iki sandık içerisinde bulunduğunu söyledi.
Sultana ait koleksiyonun yaklaşık 600 eseri bulduğunu belirten Fazlıoğlu, müzede ise 50 civarında objenin sergileneceğini aktardı.
Fazlıoğlu, gelecek yıllarda eserlerin tamamının yer aldığı bir kitap yayınlamayı planladıklarını sözlerine ekledi.
Konuyla ilgili bilgi veren TBMM Milli Saraylar Daire Başkanı Yasin Yıldız, Milli Saraylar bünyesindeki müzeyi oluşturma fikrinin 2000'li yılların ortalarına dayandığını söyledi.
Yıldız, Milli Saraylar'ın envanterinde bulunan 70 binin üzerindeki objenin bir kısmının depolarda bulunduğunu belirterek, müze oluşturma sürecinin de depolardaki bazı eserlerin Beşiktaş'ta bulunan Matba-i Amire binasına nakledilmesiyle başladığını dile getirdi.
BEŞ BİN OBJE
Bu eserlerin bir kısmının 2006 yılında 'depo-müze' konsepti içerisinde sergilenmeye başladığını aktaran Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''O zamanlar mekanın şartlarından dolayı ve aynı mekanda Milli Saraylar'a ait başka birimlerin de bulunması nedeniyle sergileme mekanı kısıtlı kalmıştı. Halbuki Matba-i Amire yapı grubu 2 bin metrekarenin üzerinde bir alana sahip. Bu proje uzun soluklu olmadı. Bu nedenle 2008 yılında bina ve depo alanları kapsamlı bir restorasyona alındı. Bu çerçevede yürütülen çalışmalar da önceki yılın sonuna kadar devam etti. Müze projesinin ilk bölümü, sanat galerisi olarak geçen Haziran ayında açıldı. Projenin ikinci kapsamında, iç kısımda kalan alanın Saray Koleksiyonları Müzesi olarak düzenlenmesi vardı. İki bölümden oluşacak bu müzede daha önce hayata geçirilmiş olan depolar ve saray koleksiyonları bölümünde hanım sultanlara ait oyuncaklar, şehzadelere ya da büyüklere ait kıyafetler, birtakım el yazmaları, temizlik aletleri, halılar, tekstil ürünleri, mutfak araç gereçleri gibi pek çoğu gezi güzergahında ziyaretçinin göremeyeceği objeler bulunacak.''
Yıldız, müzede yaklaşık 5 bin objenin sergileneceğini ifade ederek, ''Eserler bir vitrin sergileme düzeninde sergilenecek. Bu bizim için çok önemli. Çünkü küçük objeleri normal bir saray tefrişinde ziyaretçiye göstermek çok zordu, imkansızdı. Saray Koleksiyonları Müzesi, depolarımızda ziyaretçinin göremeyeceği noktalarda bulunan objelerin korunaklı vitrinlerde dönemsel olarak sergilenmesi bakımından büyük önem taşıyor. Daha önce gün ışığına çıkmamış pek çok obje, bu vesileyle ziyaretçi ile buluşacak'' şeklinde konuştu.
SULTANIN KOLEKSİYONU KİTAPLAŞTIRILACAK
Müze araştırmacısı Ayşe Fazlıoğlu da 10 yaşına kadar Dolmabahçe Sarayı'nda yaşadığı bilinen Dürrüşehvar'a ait oyuncak ve eğitim gereçlerinin sarayın çatı katında iki sandık içerisinde bulunduğunu söyledi.
Sultana ait koleksiyonun yaklaşık 600 eseri bulduğunu belirten Fazlıoğlu, müzede ise 50 civarında objenin sergileneceğini aktardı.
Fazlıoğlu, gelecek yıllarda eserlerin tamamının yer aldığı bir kitap yayınlamayı planladıklarını sözlerine ekledi.
6 Aralık 2010
KAPADOKYA CAZ GÜNLERİ
Kapadokya Caz Günleri, Türkiye’nin tarihi hazinelerine ev sahipliği yapan Kapadokya’yı müzikle buluşturmak amacıyla 6-12 Aralık tarihleri arasında gerçekleşecek.
Kapadokya’nın tarihi değerlerini, kültürel ve sanatsal açıdan desteklemeyi amaçlayan etkinlikler bütününde, Erkan Oğur, Sibel Köse, Sarp Maden, Alper Yılmaz, Bilal Karaman ve Elif Çağlar, başarılı müzisyenlerden oluşan ekipleriyle birlikte yer alıyor.
İpek Erdem ve Elif Kayaman tarafından Kozmik Müzik çatısı altında düzenlenen Kapadokya Caz Günleri kapsamında Nevşehir Kapadokya Kültür Merkezi, Argos In Cappadoccia, Anatolian Houses, Saklı Han, Nevşehir Üniversitesi, Han Çırağan, Forum Kapadokya ve Ürgüp Kültür Merkezi’nde konser ve söyleşiler gerçekleştirilecek. Bu mekanlarda cazın farklı yorumları ve sunumlarıyla, yaşça büyük bir kitle kadar, gençlerin ve öğrencilerin de cazla tanışması, kültür/sanat etkinliklerine karşı farkındalığın ve ilginin artması hedefleniyor.
Konserin gerçekleşeceği Bezirhane adı verilen ikibin yıllık manastır, daha önceleri keşişlerin ve rahiplerin barındığı, İpek Yolu üzerinde deve kervanlarının konakladığı, beziryağı üretilen bir yer. Bambaşka bir konser deneyimi yaşamak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir deneyim sunuyor.
Kapadokya’nın tarihi değerlerini, kültürel ve sanatsal açıdan desteklemeyi amaçlayan etkinlikler bütününde, Erkan Oğur, Sibel Köse, Sarp Maden, Alper Yılmaz, Bilal Karaman ve Elif Çağlar, başarılı müzisyenlerden oluşan ekipleriyle birlikte yer alıyor.
İpek Erdem ve Elif Kayaman tarafından Kozmik Müzik çatısı altında düzenlenen Kapadokya Caz Günleri kapsamında Nevşehir Kapadokya Kültür Merkezi, Argos In Cappadoccia, Anatolian Houses, Saklı Han, Nevşehir Üniversitesi, Han Çırağan, Forum Kapadokya ve Ürgüp Kültür Merkezi’nde konser ve söyleşiler gerçekleştirilecek. Bu mekanlarda cazın farklı yorumları ve sunumlarıyla, yaşça büyük bir kitle kadar, gençlerin ve öğrencilerin de cazla tanışması, kültür/sanat etkinliklerine karşı farkındalığın ve ilginin artması hedefleniyor.
Konserin gerçekleşeceği Bezirhane adı verilen ikibin yıllık manastır, daha önceleri keşişlerin ve rahiplerin barındığı, İpek Yolu üzerinde deve kervanlarının konakladığı, beziryağı üretilen bir yer. Bambaşka bir konser deneyimi yaşamak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir deneyim sunuyor.
5 Aralık 2010
SEKİZ YÖNETMENDEN FOTOĞRAF SERGİSİ
Türkiye’de kız çocuklarının eğitim sorununun çözümüne katkı sağlamak, okula gidemeyen miniklerin eğitim hayalini gerçekleştirmek amacıyla Milliyet gazetesi ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin 2005 yılında başlattığı Baba Beni Okula Gönder (BBOG) Kampanyası yeni bir projeye daha imza atıyor. BBOG Kampanyası için bu kez Çağan Irmak, Mustafa Altıoklar, Ezel Akay, Handan İpekçi, Zülfü Livaneli, Sırrı Süreyya Önder, Ümit Ünal ve Derviş Zaim bir araya gelerek fotoğraf çektiler.
Çağan Irmak, proje için şöyle konuştu: “Baba Beni Okula Gönder" kampanyasının reklam filmi çekimlerinde bu fikir ortaya çıktı. Yönetmenlerle birlikte, ‘okumak ve kız çocuğu’ ilişkisi üzerinde çalışma yaptık. Bu kez kameralarımızı, okuyan ve okuyamayan kız çocuklarına çevirdik. Objektiflerimize bilgi ve cahilliği yansıttık. Çok iyi işler çıktı ortaya. Proje gönül şenliğine dönüştü. Sağlanan gelirle çocukların okuyacağını bilmek çok güzel.” Proje kapsamında ortaya çıkan 30 fotoğraf, 24 - 30 Kasım tarihleri arasında Beyaz Space-İz Giz Plaza Maslak’ta sergilenecek.
Sergi süresince satılacak fotoğraflardan elde edilen gelir, Baba Beni Okula Gönder Kampanyası kapsamında yaptırılacak Batman Yurdu’na aktarılacak.
Yönetmen Çağan Irmak, sergi kataloğunda kız çocuklarına seslendiği bir de mektup kaleme almış: “Belki çantandaki simit olabilirim. Belki kurşunkalemin, silgin, belki son sayfasına gelmiş kareli defterin ya da uzun çoraplı korsanın, küçük prensin, kara balığın, bir şeftali bin şeftalin olabilirim. Sadece fotoğraf çekerek. Bak ben ne çok oldum birden!”
Çağan Irmak, proje için şöyle konuştu: “Baba Beni Okula Gönder" kampanyasının reklam filmi çekimlerinde bu fikir ortaya çıktı. Yönetmenlerle birlikte, ‘okumak ve kız çocuğu’ ilişkisi üzerinde çalışma yaptık. Bu kez kameralarımızı, okuyan ve okuyamayan kız çocuklarına çevirdik. Objektiflerimize bilgi ve cahilliği yansıttık. Çok iyi işler çıktı ortaya. Proje gönül şenliğine dönüştü. Sağlanan gelirle çocukların okuyacağını bilmek çok güzel.” Proje kapsamında ortaya çıkan 30 fotoğraf, 24 - 30 Kasım tarihleri arasında Beyaz Space-İz Giz Plaza Maslak’ta sergilenecek.
Sergi süresince satılacak fotoğraflardan elde edilen gelir, Baba Beni Okula Gönder Kampanyası kapsamında yaptırılacak Batman Yurdu’na aktarılacak.
Yönetmen Çağan Irmak, sergi kataloğunda kız çocuklarına seslendiği bir de mektup kaleme almış: “Belki çantandaki simit olabilirim. Belki kurşunkalemin, silgin, belki son sayfasına gelmiş kareli defterin ya da uzun çoraplı korsanın, küçük prensin, kara balığın, bir şeftali bin şeftalin olabilirim. Sadece fotoğraf çekerek. Bak ben ne çok oldum birden!”
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


